ilginçsayılmaz
küçük prens tilki ile karşılaşır; -kimsin sen? dedi küçük prens. pek de güzelmişsin. +ben tilkiyim. -gel benimle oynayalım. öyle canım sıkılıyor ki… +seninle oynayamam evcil değilim. -evcil ne demek? +anlaşılan buralı değilsin. ne arıyorsun burada? -insanları arıyorum. evcil ne demek? +bu insanların pek aldırmadığı bir şey. “insanlarla bağlar kurmak…” demektir evcilleşmek. -bağlar kurmak mı? +elbette. sen benim için tıpkı yüzlerce binlerce küçük oğlan çocuğu gibi bir küçük oğlan çocuğusun şimdi. ve benim sana gereksinimim yok. senin de bana gereksinimin yok. ben de senin için binlerce tilki gibi bir tilkiyim. beni evcilleştirirsen birbirimize gereksinimiz olur. sen benim için dünyada tek olursun. -anlamaya başlıyorum. bir çiçek var ki… sanıyorum o beni evcilleştirdi. +olabilir. dünyada o kadar çok şey oluyor ki… tilki susup uzun uzun küçük prens’i süzdü. +lütfen evcilleştir beni. -seve seve yapardım bu işi. ne yazık ki çok vaktim yok. dostlar bulmam çok şey tanımam gerekiyor. +ancak evcilleştirdiğin şeyleri tanıyabilirsin. insanlar artık hiçbir şeyi tanımaya vakit ayırmıyor. hazır şeyleri satın alıyorlar. dost satan tacir olmadığı için, insanların da dostu olmuyor hiç. sen dost olmak istiyorsan evcilleştir beni. -ne yapmalıyım? +çok sabırlı olmalısın. önce benden biraz uzakta şu otların üstüne oturacaksın. ben sana göz ucuyla bakacağım. sen hiç ağzını açmayacaksın. çünkü dil yanlış anlamaların asıl nedenidir. ama hergün bana biraz daha yakın bir yerde oturacaksın. küçük prens ertesi gün yine geldi. +aynı saatte gelseydin daha iyi olurdu. söz gelimi öğleden sonra saat dörtte geleceksen ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. vakit ilerledikçe ben de kendimi o ölçüde mutlu hissederim. saat dört oldu mu kıpırdanmaya, kaygılanmaya başlarım. şimdiden mutluluğun değerini anlamışımdır. oysa sen herhangi bir saatte gelirsen yüreğimi gelişin için hazırlayamam. bunun için gelenekler gerekiyor . uzun sözün kısası küçük prens tilkiyi evcilleştirdi. ayrılık saati yaklaştığında; ah! dedi tilki ağlayacağım. -kabahat sende. sana hiç kötülük etmek ister miydim? seni evcilleştirmemi kendin istedin… +doğru. -ama bak ağlamaklısın. +doğru. -öyleyse bundan hiçbir kazancın olmadı. +oldu oldu. gidip gülleri yeniden gör. kendi gülünün dünyada tek olduğunu anlayacaksın. sonra gelip bana veda edersin; o sırada sana armağan olarak bir sır vereceğim. küçük prens gülleri yeniden görmeye gitti. -siz benim gülüme hiç benzemiyorsunuz. bir şeye de yaramazsınız bu halinizle. kimse sizi evcilleştirmemiş. siz de kimseyi evcilleştirmemişsiniz. vaktiyle tilkim ne dediyse siz de şimdi öylesiniz. yüzlerce binlerce tilkiden biriydi. onu dost edindim, şimdi dünyada yok eşi mendi. insan sizin için canını veremez. elbette yoldan geçen biri benim gülümün size benzediğini sanabilir. o tek başına topunuzdan önemli. çünkü suladığım o. rüzgardan koruduğum o. tırtıllarını öldürdüğüm o. çünkü sızlandığı ya da böbürlendiği ya da hatta kimi zaman sustuğu sırada kulak kesildiğim o. çünkü benim gülüm o. sonra tilkinin yanına döndü. -hoşçakal. +hoşçakal. bak işte sırrım; çok da basit: insan ancak yüreğiyle bakarsa bir şeyi iyi görür. gözler bir şeyin özünü göremez. “gözler bir şeyin özünü göremez” diye tekrarladı küçük prens.
büyük bir hevesle babamdan istediğim elma şekerlerinin görünüşü her zaman harikaydı. görünüşünün güzelliğine bir zıtlıkta içindeki elmalar hiç mi hiç çıtır ve lezzetli çıkmadı.

Yeni bir tutkuyu kaldırmaz o
Yeni bir aşk öldürür ceylanı
O sevdi mi çocuklar gibi sever
Sen olsan ateşe verirsin tarlanı
Çiçeklerini yerle bir edersin
O bir duvar dibinde yatar sesizce
Düş gibi görür inen akşamı
Kelebekler yanaklarından öper
O sevdi mi rüzgar gibi sever
Sen olsan yere çalarsın şapkanı
Yeni bir tutkuyu kaldıramaz o
Yazık olur küçücük saçlarına
Doyamadan gider derenin
Işık beyazı çakıl taşlarına
O sevdi mi yüreği bakakalır
Sen olsan yeniler giyip gezersin
Belki bir günde harcarsın paranı
O yemeden içmeden kesilir
Sevdiğini bir üzse bin üzülür
Sen olsan üzersin sevdiğini
O günde binkere ipe çekilir
Afşar Timuçin
Radiation from Japan nuclear disaster results in mutant butterflies
Radiation that leaked from the Fukushima nuclear plant following last year’s tsunami caused mutations in some butterflies – including dented eyes and stunted wings – though humans seem relatively unaffected, researchers say.
The mutations are the first evidence that the radiation has caused genetic changes in living organisms. They are likely to add to concerns about potential health risks among humans though there is no evidence of it yet. Scientists say more study is needed to link human health with the Fukushima disaster.
(Photo: AP Photo/Chiyo Nohara of University of the Ryukyus)
çok uzun zamandır cesaret edemediğim şeyi yaptım
fotoğraflarına baktım
iyice yaklaştım
gözlerinin içine, omuzlarına, dudaklarına baktım.
nefesim kesildi yine
kokunu duyduğuma eminim
göğsümün ortasındaki çukurun varlığını acıyla hissettim.
şu anda kapıdan girsen nasıl sarılırdım koklayarak
seni çok özlemişim
aşkı çok özlemişim
sen geçmişte kaldın
aşk geçmişte kaldı.

